Tarımın Ülke Ekonomisindeki Yeri

Tarımın Ülke Ekonomisindeki Yeri

 

Ülke ekonomisinde oldukça özel bir yeri bulunan tarım faaliyetleri; özellikle insanların avcı ve göçebe yaşamdan yerleşik ve toplu hayata geçiş sürecinde oldukça önemli bir rol üstlenmiştir.

Özellikle Sanayi Devrimi’nden sonra hızlanan tarım faaliyetleri; 20. yüzyılda büyük bir değişikliğe uğramış; ilk yapay gübrelerin elde edilmesi, tarımsal aktivitelerin hayatımızın merkezine yerleşmesine katkıda bulunmuştur.

Günümüzde; artan sanayileşme ve ticaret hacmine rağmen tarım; hala ülke ekonomilerinde, özellikle ihracat ile ülkelere giren döviz rakamlarında belirleyici bir görev üstlenmektedir.

Kendi meyve ve sebzesini üretebilme kapasitesine sahip olan ülkeler; diğer ülkelere nazaran bir adım öndedir.

Peki; tarımsal faaliyetler, Türkiye’de yani ülkemizde ne durumdadır?

 

  • Nüfusumuzun 1/3 gibi büyük bir bölümü tarım kaynakları üzerinden geçinir.

Özellikle Karadeniz ve Akdeniz gibi işlenmeye elverişli, verimli topraklara sahip olan bölgelerimizde halk; hala tarım kaynakları üzerinden geçimini sürdürmektedir.

  • Ülkemizde endüstriyel üretimde de tarımsal kaynaklardan yararlanılır.

Sadece ham doğal tarımsal ürünler; ülke ekonomimize katkıda bulunmakla kalmaz. Tarımsal ürünlerden elde edilen konserveler; giyim ürünleri de farklı ülkelere ihraç edilir.

Yani tarımsal ürünler; ülkemizin sanayi ürünlerinin imalatı aşamasında da kullanılır.

  • İhracat; özellikle son yıllarda 15 Milyar Doları geçmiştir.

Tarımsal ürünlerin ihracat oranı ülkemizde özellikle son dönemlerde %15’e yaklaşmıştır. Bu oran; her ne kadar yeterli gibi gözükmese de devlet tarafından sağlanan hibe, teşvik ve destekler ile 2023 yılına kadar bu oranın yükseltilmesi hedeflenmektedir.

  • Ülkemizde tarım üretiminden elde edilen gelir; ortalama 62 Milyar Dolar civarındadır

Bilim ve teknolojide yeniliklerin tarım sektöründe de yerini bulması; ülkemizde tarımdan elde edilen gelirin her geçen yıl daha da artmasının en önemli nedendir.

Ancak; bu rakamların yükseltilebilmesi için ‘organik tarım’ tekniklerinin uygulanması, organik tarım ile ilgilenen çiftçi sayısının da artması gerekir.

Ülkemizde özellikle son dönemlerde yükselişe geçen ‘organik tarım’a yapılan yatırımların artması ile bu miktarın en az 3-4 katına çıkabilmesi mümkündür.

Bu konuda hükümetin daha çok çaba göstermesi; organik tarım hibe, teşvik ve destek rakamlarını bir an önce daha da yükseklere çekmesi gerekir. Yani mevcut hükümet politikalarının şu an için pek de yeterli olmadığını söylesek, abartmış sayılmayız.

Ülkemizde kullanılan gübreler bile yurtdışından ithal edildiği için bu durum; çiftçinin tarım sonrası kazandığı geliri önemli bir oranda düşürür.

Organik gübrenin daha da yaygınlaşması ile çiftçinin tarımdan kazandığı miktarın daha da yüksek olması; en azından geçinebileceği kadar bir gelir elde etmesi de hükümet politikalarına ve organik tarımın desteklenmesine bağlıdır.

 

Bir yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir